Birkacdakika, yaşama dair bir yeni medya girişimidir!

Mavi Hap mı Kırmızı Hap mı ? Endüstri 4.0 ve Geleceğimiz

“Mavi hapı alırsan, bu hikâye sona erer, yatağında uyanırsın ve istediğin her neyse ona inanırsın. Kırmızı hapı alırsan Harikalar Diyarı’nda kalırsın. Ben de sana tavşan deliğinin gittiği yerleri gösteririm. Unutma… Sana vadettiğim tek şey gerçek, fazlası değil… (Matrix, 1999)”

Günümüz anlayışıyla endüstri gün geçtikçe kendini yenilemekte ve hatta artık insan unsuruna bile gerek kalmadan ilerleyebilmektedir. Endüstride yaşanan bu gelişmişlik düzeyinin belki de en önemli dönüm noktası Avrupa’da gerçekleşmiş olan Sanayi Devrimi olmuştur. 1760’lı yıllarda başlayıp 1830’lara kadar süren Sanayi Devrimi sürecinde, üretimde temel unsur olan beden gücünün yerini makinelere bırakması, hem sosyal hem de ekonomik açıdan bütün sistemin değişmesine sebep olmuştur. Ancak bu yaşanan köklü değişim, Sanayi Devrimi’nin sadece ilk aşaması olmuştur (akt. Göktaş ve Baysal, 2018).

Kas gücünden makine gücüne geçilerek ve kömür kullanımıyla buhar gücünden yararlanarak üretimde artışı hedefleyen Endüstri 1.0’dan yaklaşık 100 yıl sonra, taşıyıcı bantlar ve iş bölümü gibi üretimde patlamalara sebep olacak seri üretim hatlarının oluşturulması ile Endüstri 2.0 gerçekleşmiştir. Tüm bu radikal değişimlerden sonra ise üretimi gerçekleştiren bu sistemlerin analog ortamlardan dijital ortamlara kaydığına şahit olduk. Üretim sahasında dijital araçların kullanılması, endüstride ve aslında arz oluşumunda radikal bir dönüm noktasının daha aşıldığını bize göstermiştir. Otomasyonun hayatımıza girmesiyle mekanik ve pratik üretim anlayışı da hayatımıza dahil olmuş ve böylece Endüstri 3.0 hayatımızı büyük ölçüde değiştirmiştir (Mutlu ve ark., 2019).

Günümüzde ise makine öğrenmesi, bulut teknolojileri ve belli oranda yapay zekânın üretim sürecine dâhil olduğunu görmekteyiz. Makro bakış açısıyla, bilgi ve iletişim teknolojilerinin üretim süreçlerine entegre olduğunu görüyoruz ve bu değişimlerin Endüstri 4.0 gibi bir devrime sebep olduğunu söyleyebiliriz (akt. Göktaş ve Baysal, 2018).

Endüstri 4.0 ile yakın geleceğimizde etkilenmesi öngörülen çeşitli faktörler bulunmaktadır. Bunlar; bilgi işlem gücünün artması, mobil internet ve bulut teknolojisi, internet aracılığıyla toplu bilgi alışverişi, yapay zekâ, 3D baskı sistemleri, yeni enerji sağlayıcıları ve teknolojileri, Büyük Veri’nin (Big Data) işleme kapasitesi, biyoteknoloji, gelişmiş düzeyde bağımsız ve robotik taşıma sistemleridir (Mutlu ve ark., 2019).

 

15 yıl sonra bu mesleği yapabilecek miyim?

Yaşanan bu dördüncü endüstri devrimi sonucunda hayatta kalmak isteyen bütün işletmelerin radikal değişiklikler yapmak zorunda kaldığını görmekteyiz. Teknolojinin insan unsurunun yerini yavaş yavaş almasıyla beraber, geçmişte annelerimizin ve babalarımızın hayatlarını kazandığı bazı mesleklerin gelecekte insan unsuruna gerek kalmadan yapılabileceğini ifade edebiliriz (Mutlu ve ark., 2019).

Oluşabilecek bu radikal değişimler sonucunda “makineler” insan unsurunun yerini alırken, aslında pek çok yeni meslek grubunun da ortaya çıkabileceğini öngörmekteyiz. Dünya Ekonomik Forumu’nun (2016) yayınladığı “Future of Work” raporuna göre, 2016 yılı içinde eğitiminin henüz başında olan çocukların yaklaşık %65’lik bir kısmının formal eğitimlerini tamamladıktan sonra henüz dünya üzerinde bulunmamış olan bir meslek grubuna yönelecekleri ifade edilmektedir (Mutlu ve ark., 2019). Ancak oluşabilecek bu meslek grupları niteliksel olarak belli donanımlara ihtiyaç duyacağı için (örneğin, insansız hava aracını uçurmak gibi), bugünün mağaza yöneticisi ya da süpermarket çalışanı gibi bu donanımlara ulaşması daha güç ve zaman alacak bir sınıfın ortaya çıkmasına da sebep olacaktır. Teknolojinin hızla gelişmesi bize yeni meslek grupları getirirken, aynı zamanda işlevsiz bir sınıfın da oluşmasına sebep olacaktır (Harari, 2018).

Gelecekte otonom arabaların şu anki arabaların yerini alacağını ve fiziksel sürücülere gerek kalmadan, belirli algoritmalarla hayatımızı devam ettireceğimizi öngörüyoruz. Bugün Tesla’nın adım attığını düşündüğümüz dünya, sadece elektrik kullanımıyla küresel iklim değişikliklerine duyarlı arabalar üretmek değil, aynı zamanda uzay teknolojilerinin otonom arabalara dönüşmesi anlamına da geliyor. Bu çok uzak bir gelecek değil. Bu noktada kimsenin otonom arabaları tercih etmeyeceği gibi bir algı oluşmamalı; çünkü günümüzde gerçekleşen trafik kazalarının neredeyse %97’si kullanıcı hatalarından kaynaklanmaktadır. Buradaki en önemli düşünce şudur: “Algoritmaların kusursuz olmasına gerek yok, algoritmaların insanlardan iyi olmaları” onların hayatımıza girmesi için yeterlidir.

Otonom arabalardan yola çıkarak 21. yüzyılda gerçekleşebilecek bir işe alım sürecini düşünelim. Oluşturulabilecek bir algoritma, herhangi bir din, dil, ırk ayrımı yapmadan, kodlandığı biçimde son derece objektif bir yaklaşımla işe en uygun adayın seçilmesini sağlayabilir. Hatta bunu eş zamanlı yapan bir insandan daha başarılı şekilde gerçekleştirebilir. Çünkü bu noktada algoritmanın adaya karşı beslediği bir önyargı, beklenti ya da olumsuz bir tutum olmayacaktır. Tekrar etmek gerekirse: “Algoritmaların kusursuz olmasına gerek yok, algoritmaların insanlardan iyi olmaları” bu işin daha iyi yapılabilmesi için yeterli olacaktır (Harari, 2018).

İnsan Kaynakları Yönetimi bizim Morpheus’umuz mu?

Eleştiri ve değerlendirmeleriniz için yorumlarda buluşalım! 🙂

 

Kaynak:

  • Çiftçioğlu, B. A., Mutlu, M., & Katırcıoğlu, S. (2019). Endüstri 4.0 ve insan kaynakları yönetiminin ilişkisi. Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Araştırmaları Dergisi, 2(1), 31–53.

  • Göktaş, P., & Baysal, H. (2018). Türkiye’de dijital insan kaynakları yönetiminde bulut bilişim. Süleyman Demirel University Journal of Faculty of Economics and Administrative Sciences, 23(4), 1409–1424.

  • Harari, Y. N. (2018). 21. yüzyıl için 21 ders. Kolektif Kitap.

DİĞER YAZILAR
Türkiye’de Kadın İstatistikleri – Semih Çalışkan Yazdı
16Mar

Türkiye’de Kadın İstatistikleri – Semih Çalışkan Yazdı

Türkiye'de kadın istatistikleri ne söylüyor ? Kadın eğitim ve iş hayatına ne ölçüde katılabiliyor ?…

Gıda Enflasyonu Sarmalında Türkiye: Asgari Ücretliler Nasıl Etkileniyor? – Semih Çalışkan Yazdı
29Mar

Gıda Enflasyonu Sarmalında Türkiye: Asgari Ücretliler Nasıl Etkileniyor? – Semih Çalışkan Yazdı

Gıda Enflasyonu: Türkiye’de Gerçekten Ne Yaşıyoruz? Enflasyon herkesin gündeminde. Ama mesele sadece rakamlardan ibaret değil.…

Düşünsel bir kavgaya davet: Kitap tavsiyesi! – Semih Çalışkan Yazdı
02Nis

Düşünsel bir kavgaya davet: Kitap tavsiyesi! – Semih Çalışkan Yazdı

The Sexual Economy of Capitalism kitabı, kapitalizmin aşk, evlilik ve hatta fuhuş üzerindeki etkilerini ele…

Aristo ve Ekonomi: Geçmişten Günümüze Vergiler – Semih Çalışkan Yazdı
14Nis

Aristo ve Ekonomi: Geçmişten Günümüze Vergiler – Semih Çalışkan Yazdı

Üniversite yıllarımdan beri okumayı ertelediğim, fakat nihayet tamamladığım bir metin: Aristoteles’in Ekonomi başlıklı yazıları. Her…

“Yetkinlik” İş Dünyasının Yeni Para Birimi mi? – Eda Çalışkan Yazdı
21Nis

“Yetkinlik” İş Dünyasının Yeni Para Birimi mi? – Eda Çalışkan Yazdı

Yetkinlik çağındayız! Değişen iş dünyasında sadece bilgili olmak yetmiyor; öğrenmeye açık, stratejik düşünen ve gelişim…

Mavi Hap mı Kırmızı Hap mı ?
17May

Mavi Hap mı Kırmızı Hap mı ?

Mavi Hap mı, Kırmızı Hap mı? Geleceğin İş Yaşamında Seçim Zamanı Sanayi Devrimi’nden bu yana…