Gayri Safi Yurtiçi Hasıla ve Hâl-i Pürmelâlimiz
| SEMİH ÇALIŞKAN YAZDI | GAYRİ SAFİ YURTİÇİ HASILA ve HÂL-İ PÜRMELÂLİMİZ – SEMİH ÇALIŞKAN…
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) geçen ay “Hanehalkı Tüketim Harcaması, 2024” verilerini açıkladı. Üniversite yıllarımdan beri en sevdiğim şey bu tarz verileri incelemek, yorumlamak ve tartışmak… Öyle ki, İstanbul Üniversitesindeyken, konuyu bir şekilde o dönem açıklanan verilere getirip akademisyenler ile üzerine beraber düşünmeye gayret ederdim. Birkacdakika’yı kurduğum andan beri de sürekli bu verileri hasat edilmeye bekleyen bir tarla gibi görüp bir şeyler yazıyorum. Bu sefer de “Hanehalkı Tüketim Harcaması, 2024” verileri üzerine bir şeyler yazıp okuyucunun eleştirisine bırakacağım.
Aşağıda grafik halini gördüğünüz üzere “Türkiye genelinde hanehalklarının tüketim amaçlı yaptığı harcamalar içinde en yüksek payı %26,0 ile konut ve kira harcamaları alırken, ikinci sırayı %21,6 ile ulaştırma harcamaları (motorlu taşıt alımları, akaryakıt, yolcu taşımacılığı, araç bakım ve onarımı vb.) , üçüncü sırayı ise %18,1 ile gıda ve alkolsüz içecekler harcamaları aldı.” TÜİK’in raporundan direkt alınan bu cümle şunu ifade ediyor: Türkiye’de, ortalama bir vatandaşın yıllık tüketim harcaması kirasını ödeme, taşıt giderleri ve belirli temel gıda maddelerinin satın alımından oluşuyor. Diğer “ufak” harcamalarının içerisinde ise %5,1 ile giyim ve ayakkabı, %3,7 ile bilgi ve iletişim, %2,5 ile alkollü içecekler, tütün ve tütün ürünleri gibi başlıklar geliyor.
TÜİK verilerini detaylı olarak incelediğimizde “2024 yılında” yetişkin bir bireyin aylık TL cinsinden tüketim harcamaları aşağıdaki şekilde hesaplanmış. Enflasyonun uzun süreli yüksek kaldığı dönemlerde çok yakın bir zamana dair dahi bir kıyaslama bazen zor olabiliyor. Bu sebeple 2024 yılı asgari ücreti bir kıyas olması açısından hatırlatmak istiyorum: 20.002,50 TL.
Tüm bu tüketim harcamalarının toplamı 23.558 TL yapıyor. TÜİK’in bu verilerini dikkate aldığımızda bir kişinin sadece konut ve kira, giyim ve ayakkabı, gıda ve alkolsüz içecekle harcaması toplam tüketim harcamasının %49’na denk geliyor. “Alkollü içecekler, tütün ve tütün ürünleri” ve “mobilya, ev aletleri ve ev bakım hizmetleri” kalemlerini de bu hesaplamaya dahil edersek ilgili başlıkların toplam tüketim harcamaları içerisindeki pay %57,5’e fırlıyor. Bu başlıkları seçme sebebim diğerlerinin önemsiz olması değil. Nitekim dahil etmediğim başlıklar içerisinde sağlık, iletişim, kültür ve eğlence gibi çok önemli kalemler de var. Benim bu beş başlığı seçmemin nedeni basit: Türkiye’de ortalama bir ferdin, asgari gıdasını karşıladığı, kirasını ödediği, üstüne başına bir şey aldığı ve düzgün bir yatakta uyuduğu belirli bir dönemde toplam tüketim harcamalarının ne kadarını buna harcadığını göstermek.
Tabii, bu rakamlar hanehalkı değerleri üzerinden OECD ölçeğine göre düzenlenmiş ve düzeltilmiş fert başına aylık ortalama tüketim harcaması. Yani OECD’nin kullandığı ölçekte çocuklar ve yetişkinlerin harcama kapasitesi farklı kabul edilir ve bu fark hesaba katılır. Tahmin edileceği üzere, gelir gruplarına göre bu ortalama radikal bir şekilde değişebilir. Bunu saptamak için gelirden alınan paya göre yukarıda bahsettiğim 5 başlığın – gıda ve alkolsüz içecekler; alkollü içecekler, tütün ve tütün ürünleri, giyim ve ayakkabı, konut ve kira; mobilya, ev aletleri ve ev bakım hizmetleri – toplam tüketim harcamaları içerisinde ne kadar yer tuttuğunu aşağıdaki tabloda derledim.
Tabloda rahatlıkla görüldüğü üzere gelirden en az pay alan %20’lik kesimin tüketim harcamalarının büyük kısmını bahse konu 5 başlık oluşturuyor. Gelirden en az pay alan %20’lik kesimin sağlık giderleri, ulaşım giderleri, bilgi iletişim giderleri, spor ve sanat giderleri çok düşük. Başka bir ifade ile herhangi bir spor dalı ile uğraşmak, ortalama bir spor salonuna kayıt olmak, niş bir hobi edinmek, çeşitli sanat faaliyetlerine katılmak ve daha nicesi gelirden en az pay alan %20’lik kesimin hep “geleceğe” ilişkin toz pembe hayalleri.
Peki, yukarıdaki bahsettiğim 5 başlık için AB üyelerindeki oranlar nasıl? EuroStat’daki en güncel veriler itibariyle (2023); Malta’da %36,6, komşumuz Yunanistan’da bu ortalama %47, İrlanda’da %47, Hırvatistan’da %49, Norveç’te %49,5, Arnavutluk’ta %52, İtalya’da %53, Finlandiya’da %54, , Polonya’da %55 ve 2024 verileri itibariyle İzlanda’da %46,8. Tabii ki, Türkiye’nin ortalamasından çok daha yüksek olan ülkeler de var. 2023 verileriyle bunlardan bazıları ise şöyle: Sırbistan %59, Bosna Herkes %63.
Türkiye’de, her ne kadar geçen yıla göre (2023) bahse konu 5 başlığın toplam tüketim harcamaları içerisindeki payı 2 puan azalmış olsa da bu pozitif ve sürekli bir düşüşü yansıtmıyor.
Hanehalkı tüketim harcamaları, özellikle gelir grupları ile birlikte değerlendirildiğinde, birçok şeyi gösteriyor: Tüketimin nasıl dar ve zorunlu bir alana sıkıştığı, gelir dağılımının nasıl bozulduğu ve detaylara indikçe nice acı gerçeği…
Bu veriler, günlerce çalışıp güzel bir yaz ve/veya kış tatili yapamamaktan, sanata, spora, eğlenceye ve dahi kişisel bakıma yeteri kadar vakit ve imkan ayıramamaktan bahsediyor. Türkiye’de yetişkin bir ferdin, tüketim harcamasının büyük çoğunluğunu kirasına, mobilyasına, giyimine, gıdasına ve sigarasına harcaması – emin olmalıyız ki – sigaradan daha fazla toplum sağlığına zarar veriyor.
“Girişimci Devlet” ve “Misyon Ekonomisi” gibi popüler kitapların yazarı Mariana Mazzucato devletlerin ekonomik organizasyonlarının ve şemalarının “amaç odaklı bir ekonomik yapı” doğrultusunda değiştirilmesini gerektiğini savunuyor. Her görüşüne katılmasam da Mazzucato’nun “amaç odaklı ekonomik sistem” vurgusu Türkiye için son derece yerinde. Türk ekonomisinin organizasyonunda da amaç odaklı bir sosyo-ekonomik yeni yapılanmaya ihtiyacımız var: Türkiye’de yaşayıp da Türkiye’yi yaşayamayan Türk insanları olmamalı.
KAYNAK:
| SEMİH ÇALIŞKAN YAZDI | GAYRİ SAFİ YURTİÇİ HASILA ve HÂL-İ PÜRMELÂLİMİZ – SEMİH ÇALIŞKAN…
| SEMİH ÇALIŞKAN YAZDI | ENFLASYON, VERGİ POLİTİKALARI VE ÜCRETLİLER – SEMİH ÇALIŞKAN YAZDI Uzun…
| DR. İKBAL VURUCU YAZDI | Zihinsel Sömürgeciliğin Türkiye’deki İzleri Bu makale, sömürge entelektüeli kavramını,…
| DOĞAN SEVİMBİKE YAZDI | Cumhuriyet 102 Yaşında! “Cumhuriyet, bilhassa kimsesizlerin kimsesidir.“ Mustafa Kemal Atatürk…
| DR. İKBAL VURUCU YAZDI | İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ VE DEMOKRATİK RETORİĞİN İSTİSMARI Bir Zihniyetin Dışavurumu…
| SEMİH ÇALIŞKAN YAZDI | BEŞERİ SERMAYE ENDEKSİ: İYİ SAĞLIK, İYİ EĞİTİM! Türkiye İstatistik Kurumu…