Edebiyat, yalnızca hikâyeler anlatmaz; bize başka hayatlar, başka zamanlar sunar. Umberto Eco, edebi metinlerden uzak durarak bir hayatı heba edenlere ilişkin bir röportajında şöyle der:
“Ölürken hiçbir şey yaşamamış gibi olacaklar! Ben ise Jül Sezar’ın suikastını, Romeo ve Juliet’in aşkını, Dante’nin cehennemini yaşamış olacağım. Çok zengin bir hayat yaşamış olacağım. Eğer fakir bir hayatı tercih ediyorsanız, sorun yok.”
Bu röportajı ilk dinlediğimde, içimde garip bir yankı uyandı. Okuduğum her roman, gördüğüm her hayat sahnesine dönüşmüştü. O an anladım ki, aslında hiçbirimiz sadece kendi hikâyemizi yaşamıyoruz. Peki ya siz? Ruhunuz zaman ve mekânda sıkıştığında, çareyi Huzur’da aramaz mısınız? Yitip giden bir vaktin içinde kaybolduğunuzu hissettiğinizde, Üç İstanbul’un sokaklarında dolaşmaz mısınız?
Bazen “yüce fikirlerin” hayatları nasıl etkilediğini öğrenmek istediğinizde, soğuk akademik metinler yerine Milan Kundera’nın satırlarında kaybolmayı seçmez misiniz? Çünkü edebiyat, sadece okumak değil; yaşamak, hissetmek ve hiç bilmediğiniz bir yerde nefes almaktır.
Bu satırları hazırlayan kişinin günlük hayatta en sevdiği ve sürekli aklında taşıdığı ifadelerden birisi, “İslam’ın beş şartı var; altıncısı olsaydı haddini bilmek olurdu.” cümlesidir. Bu sebeple, bu kategoride her zaman saygıyı bulacaksınız. Saygı duyduğumuz yazarları, şairleri; saygı duyduğumuz edebi metinleri… Okuyucularımıza, tadabilecekleri yeni hayatları tavsiye edeceğiz.

Bu kategoride, iş dünyasına dair en yeni gelişmeleri, yönetim stratejilerini ve kariyer planlama ipuçlarını bulabilirsiniz.

Bu kategoride, ekonomi dünyasında olup bitenleri yakından takip edebilir, temel ekonomi kavramlarını öğrenebilir ve iş dünyasında sürdürülebilir büyüme için stratejileri keşfedebilirsiniz.

Bu kategoride, her geçen daha da büyüyen spor endüstrisine ilişkin birçok değerlendirmeyi ve analizi bulabilirsiniz.